Filmi izlerken paranoyakça düşünmeye başlıyorsunuz ve son sahneye geldiğimizde "Neden daha önce fark etmedim ki?" diye düşünüyoruz. Halbuki filmi tekrar izleyince film boyunca durumu fark edebilmemize yardımcı olacak pek çok ipucunun serpiştirildiğini fark ediyoruz. Filmin geçtiği ortamın size hissettirdikleri de çok başka. Mesela ben ilk sahneden itibaren filmdeki gerilim havasına girdim. Paslı bir tekne ile içinde dünyanın en tehlikeli akıl hastalarının bulunduğu bir adaya doğru gidiyorlar. Kapalı havanın getirdiği karanlık ve okyanusun maviliği birleşince gidilen yolun iyi bir yere çıkmayacağını hissediyoruz. Adaya vardıkları andan itibaren görevli olan herkesin aşırı gergin ve tetikte olması bizi daha da paranoyak hale getiriyor. Film ilerledikçe yolunda gitmeyen bir şeyler olduğuna ikna ediyoruz kendimizi. (Daha doğrusu yönetmen bizi ikna ediyor.) Kendi aklımızca "Bu adada çok pis işler dönüyor, herhalde burada insanların üzerinde deney falan yapıyorlar." gibi teoriler üretir hale geliyoruz. Tabi filmin sonunda ortaya çıkıyor ki aslında başrol karakterimiz olan Teddy Daniels (Leonardo Dicaprio) adadaki akıl hastanesinde tedavi gören bir hasta. Bu hastaya lobotomi yapılmadan önce baş psikiyatrist son kez şansını denemek istiyor ve her uyandığında akıl hastanesinde olduğunu unutan eski dedektif Teddy'i o adaya göreve yollanmış bir dedektif olduğu bir senaryonun içine sokuyor. Amacı ise zihnindeki kabullenmeme durumunu aşmak.
Filmin sonu biraz açık uçlu. Tam karakterimiz her şeyi kabullendi derken sabah oluyor ve yine akıl hastası olduğunu unutmuş bir şekilde davranmaya başlıyor. Teddy'i lobotomi yapılmak üzere çağırdıkları sırada Teddy yanındaki doktora dönüyor ve şöyle diyor: "Söyle bana, hangisi daha iyi. Bir canavar olarak yaşamak mı yoksa iyi bir adam olarak ölmek mi?". Film bu noktada bitiyor. Buradan 2 sonuç çıkarabildim ben. İlki, Teddy akıl hastası olduğunun farkında fakat karısının çocuklarını öldürmesi ve kendisinin de karısını öldürmesine dayanamadığı için lobotomi olmayı seçiyor. Bu bence çok mantıklı bir seçenek değil. İkincisi, Teddy akıl hastası olduğunun farkında ve lobotomi yapılmak üzere götürüldüğü sırada kaçacak ve atlayarak intihar edecek. Ben bunun daha olası olduğunu düşünüyorum. Her halükarda film çok güzeldi ve izleyenlere yani bizlere anlattığı şeyler vardı. Ben tanıdığım herkese filmi öneriyorum ve şu ana kadar izleyipte hoşuna gitmeyen birisi çıkmadı. Sizde bu tarz filmleri seviyorsanız benzer filmleri yorum olarak yazarsanız çok sevinirim. Hoşçakalın.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder